KaraMsaR kOmpoZisYonuM

KaraMsaR kOmpoZisYonuM

tarifi tanımsız...özde değil sözde karamsarlığım...

gidişim bendeki yokluğun olacak...

24/7/2008

 Aşağıda herşey giderek küçülüyor küçüldükçe bütün yollar birbirine benziyor nbütün ağaçlar bütün evler... Küçüldükçe,birbirine benzedikçe herşey hızla çoğalıp yokoluyor. Seni de böyle küçültebilecek miyim içimde O kentte seninle yaşanan o kocaman o küçük zaman dilimini diğerlerine benzetip çoğaltabilecek miyim?Yokedebilecek miyim? O kentin yollarında kaybolmuştum ben bütün sokaklar senin kapına çıkıyordu.Orada hangi evin kapısını çalsam sen çıkıyordun karşıma, belki de ben hep senin kapını çalıyordum. Baktığım bütün insanlarda bir parça seni gördüm,yüreğim irkilerek...

 Günlerce sen indin taksilarden bütün telefonlarda senin sesin soluduğum havada bile sen vardın.Durmaksızın senin kokunu doldurdum içime O kentte seninle boğulup kalmıştım.

 Seninle yaşamak herşeye rağmen güzel,upuzun bir düş gibi geliyor bana.Ama yalnızca bir düşle ne kadar yaşayabilir ki insan... Seninle yaşadığım tutkunun sende dokunduğum tenin, her gittiğim yerden alıp beni sana getiren kokunun ansızın tükenip yokolabileceği korkusuyla daha ne kadar yaşayabilirdim. Üstelik artık yavaş yavaş karabasana dönüşen bir düş. İkimizde o kentte oldukça hiç bitmeyecekti.Kimbilir belkide o kentin kendisi bir düştü.Bir başka kentte sevebilir miydim seni? Seni sevme cesaretini bulabilir miydim kendimde?Seni sevme sabrını gösterebilir miydim?

 O kent uçsuz bucaksız karmaşası içinde her gece akıl almaz raslantılarla yaşanıyor biliyorsun Her gece bütün günahları saklıyor karanlığında . Yoruyor insanı;bitmez tükenmez bir yorgunluğun içinde uyuşturuyor. Öylesine uyuşturuyor ki yaşanmış bütün hoyratlıkları, bütün düş kırıklıklarını çarçabuk unutuyoruz..Unutulmayan düş kırıklıkları ya da en derinden yaşanan pişmanlıklar hiçbirşeyi yeniden başlatmaya yetmiyor.

 Doğru sen milat oldun benim yaşamımda “Bir ömürde kaç kez milat yaşanır” bu soruyu sorarken ne kadar güvenliydin kendine... Oysa bana seninle yaşadığımız milattan önce de yaşadığımı bilmek yetiyor.Sende bilirsin doğada hiçbirşey tümüyle yokolmaz .Her nesne dönüşür yalnızca, sürekli olarak dönüşür yeni birşeylere. Doğanın sonsuz devinimini yaratır bu dönüşüm Bütün bunları senden öncede biliyordum ben. Şimdi senden önce nasıl yaşandıysa senden sonrada öyle yaşanacağını bildiğim kadar iyi biliyordum üstelik.Bunu bilmek öylesine güç veriyor ki bana yaşanmış tüm düş kırıklıklarını, unuttuğum tüm pişmanlıkları yeniden anımsıyorum. Beni her an biraz daha tüketen yokluğunu,bendeki yokluğuna dönüştürebileceğime de daha çok inanıyorum artık.

 “Kaçış bu”dedin bana .Sesin öfkeliydi. Ellerinden anladım şaşkınlığını. Seni bırakıp gideceğime hiç inanmamıştın biliyorum.. Oysa yanıbaşında gecelerboyu hazırlandım yokluğuna farketmedin. Karanlığa sığınıp usulca uykusuzluğumu değdirdim uyuyan bedenine. Senin koynunda ellerimi saçlarında gezdirirken her gece yeniden yitirdim seni.Bir daha dönmemecesine her gece bırakıp gittim. Yapamadım. Uykusuz sabahlarda yeniden çaldım kapını.Beynimdeki o deli,tutkulu çığlıklarda aradım hep koynunda buldum seni..

 Bu kenttende senden de kaçabilir miyim hiç.Bu kenti ne çok severim bilirsin , Seni...Hayır kaçış değil ama karşı konulmaz bir sürüklenme duygusu bu. İnsanoğlunun bütün acılardan sonra yüzünü kendine, yalnızca kendine dönüp yaşadığı bir sürgün.Her sürgün gibi benim sürgünümde de ayrılık kaçınılmaz ve her sürgün gibi benim sürgünümden de yeni buluşmalarla dönülecek.

 -yılın sonunda öyle çok alışmışım ki sana
Üstelik sen öyle bağladın ki beni, sana yaklaştıkça kendimi yitirdim yok oldum sonunda.Gidişim seninle yaşanan bütün yokluklardan arınmak olmalı

 “Seviyorum seni” demiş miydin hiç... Sanmıyorum ama sevmek tenin tene karşıkonulmaz dokunuşysa, tutkulu çağrıları bir gecenin uykusuzluğunda yatıştırmaksa eğer sevdin beni biliyorum. Diğerlerini sevdiğin kadar sevdin beni de. Bizi sarıp kuşatan o koskoca fanusun içinde,kurulu bütün değerlere gözükara bir başkaldırı olmayacak mıydı evliliğimiz... Sen,yaşamın sürekli değişen renkleriyle çoğaltabildin kendini. Yeni yeni sevgileri taşıdın sevgimize. Bende denedim,diğerlerini sevmeyi bende istedim. Ama senin kokunla öyle doluydumki ne kokularını duyabildim onların ne de soluk almayı becerebildim. Geriye yalnızca yokluğunu yaşamak kaldı bana. Yanıbaşımda yokluğuna dayanamazdım.

 “Bütün günahlarını bana bırakıp gidiyorsun öyle mi!...”

 Herşeyimi sana seninle birlikte varoluşuma borçlu olduğumu söyleyen sen değil miydin?Kimbilir doğruydu belkide...Bir tanrı olmak istedin sen;küçücük dünyamın tek tanrısı...O zaman günahlarımdan korkmamalısın, tanrıların günahı olmaz ki. İçinde doğup büyüdüğüm o kenti adım adım doldurdun. Günahlarımla,korkularımla yürek acılarımla yapayalnız bıraktın beni.Onları sana değil tümüyle sana ait olan kente bırakıp gidiyorum. Çünkü onlarda benim gibi yalnızca seninle varoldular. Oysa “Gidişim, Bendeki Yokluğun Olacak” biliyorsun.

 Bembeyaz bulutların arasında ilerliyor uçağım. Soluğunun başımı döndüren ılıklığını duyuyorum. Yüzün arasıra görünüp kayboluyor. Yüzünü bulutların arasında gördükçe sana henüz söylemediğim bütün sözler adına burukluk kaplıyor içimi.O kentin seninle yürüyemediğim yolları bütün kıyıları seninle açmadığım bütün kapıları adına...

 Yaşamın sana ait olan biriktiremediğim her anı için kahrolası bir pişmanlık duyuyorum.

 Yolboyu ilerliyor uçağım. Gidilecek yere henüz varılmadı. Uçak az sonra inişe geçecek biliyorum ki varılacak yerde sen olmayacaksın artık, bulutlar olmayacak.

 Yüzünü de yavaş yavaş unutacağım

Yorum (4) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Hani HayaL yha bu...

23/7/2008


Hani bir hayal ya bu? Sen olsaydın hala hayatımda mesela, ben gecenin sessizliğini içimi acıtan şarkılarla bozarken, bir mesaj gelseydi telefonuma. Gülümseyerek mesajı okusaydım.
- Uyudun mu bebeğim?
- Uyumadım, sen niye ayaktasın bu saatte?
- Su içmeye kalktım.
- Uyu balım, erken kalkacaksın.
- Seni seviyorum, sende uyu artık. İyi geceler.
- Tamam yatıyorum. Bende seni seviyorum, iyi geceler.
-
Ve huzurla dalsaydım uykuya.

?

 


Rüyama hiç gelmezdin. Zaten istemezdim gelmeni.
Kızma balım !
İstemediğimden değil, korktuğumdan aslında.

?Rüyada sevgili görmek, ayrılığa delalettir.? Cümlesinin içime saldığı korkudan dolayı istemezdim seni rüyamda görmeyi.

?

Ve sabah olur.
Gözümü açar açmaz telefonu alırım elime.
?1 mesaj alındı? uyarısının beni en mutlu ettiği zamanlardır onlar.
- Günaydın aşkım
- Günaydın balım

Ya da hayal bu ya? Şöyle de olabilir mesela;
?


Ve sabah olur.
Çok uyumuşumdur, artık öğlen olmuştur.
Telefon çalar.

?Kölem ol gel desen, gelmem mi yar ?
Uğrumda öl desen, ölmem mi yar ? ??

Melodisi eşliğinde açarım telefonu.

- Efendim
- Günaydın aşkım
- Günaydın balım
- Hadi kalk artık, çok uyudun
- Tamam kalktım.

?

 

Devam eder tabi ki konuşma.
Ve ?SENİ SEVİYORUM?? la kapanır telefonlar.
Huzurla uyanırım.

?

Okula gitmek için hazırlanır, seni ararım.

- Çıkacağım evden şimdi, okula gideceğim
- Hava çok soğuk bebeğim sıkı giyin. Atkını al, bereni tak, hatta iki tane çorap giy.
- Saçmalama !
- Lütfen, çok soğuk. Üşür hasta olursun. Söz ver bana şimdi, dediğim gibi giyineceksin.
- Peki, tamam. Söz balım.

Ve ?SENİ SEVİYORUM??la kapanır telefonlar.
?

 

Okula giderim.
Derse girmeden önce yine seni ararım.

- Derse giriyorum şimdi
- Tamam, ne zaman bitecek ders?
- Bilmem, sekizde biter sanırım.
- Tamam. Çıkınca mesaj at, merak ederim.
- Tamam balım.
- İyi dersler bebeğim.
- Teşekkürler.

Ve ?SENİ SEVİYORUM?? la kapanır telefonlar.

?

 

Ders biraz uzar. Mesaj gelir ardı ardına.

- Hadi bitmedi mi ders, çıkmadın mı daha?
?

Ders biter?

- Çıktım şimdi, eve gidiyorum.
- Eve gidince haber ver bana.

?

 

Eve gelirim, yine konuşuruz.

Ve ?SENİ SEVİYORUM??la kapanır telefonlar.
?


Uyumadan önce 1 mesaj alınır telefonlarımıza. Artık o an içimizden ne geldiyse yazılmıştır. Çalıntı değildir sözler, gerçektir, bizimdir. Yüreğim (iz) dir..!
Sonunda ?SENİ SEVİYORUM? yazar.

?

 

Hayal ya !
Değildi,
Hayal değildin.
Gerçektin, benimdin. Hayatımın en güzel günleriydi o günler. Biteceğini hiç düşünmemiştim.
Bittin !
Gittin !


En güzel günlerimi, en acı hatıralara çevirdin giderken.
Hiç olmadığım kadar mutluyken, hiç üzülmediğim kadar üzüldüm.
Gitmezsin, benimsin sanarken, bir anda sensiz kaldım.
En gerçek hayalimi yıktın.
Uzatmaya gerek yok.
Giderken beni de bitirdin. Ama öldürmedin.
Keşke öldürseydin.

Şimdi hayal ya, acaba yine gelir misin?
?


Sensiz yokum ben, nefessizim, bir hiçim !
Hiç mi özlemedin?
Hiç merak etmiyor musun artık?

?

 

Bebeğin uyuyamıyor sensiz.
Günüm aydınlanmıyor sensiz. ?AŞKIM GÜNAYDIN? demeni bekliyorum.
Bebeğin üşüyor, çok üşüyor. Sıkı giyinmiyor mesela sen gittiğinden beri.
Kimse merak etmiyor dersin ne zaman biteceğini ve ne zaman eve gideceğimi.
Bir başımayım? !
?

Hayaldin, gerçek oldun.
Belki de bir rüyaydın.
Sevilen sendin ya hani, sevgiliydin ya? Rüyaydın ve bittin işte. Ben uyanır uyanmaz ayrılık geldi.
Korktuğu başına gelirmiş insanın.
Bittin, bütün güzelliğinle?
Yine hayal oldun.
Aslında şimdi acı bir hatıra oldun.
Özlenen, sevilen
Ve hala inadına beklenen sevgili ? !

Yorum (3) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

kan ve revan hayatlar...

23/7/2008

cümleler kuruyorum
kimi gereksiz kimi anlamsız bazen boş bazen aralıksız ...
hayat değilmi ki yaşamaya çalışdığımız yada yaşanılır kılmaya uğraştığımız?
peki yha hayat denilen ne ? bize uğraşmayı öğreten
bedenim ürkek ve yorgun ...
çaresizim anlıycağın suskunluğuma yenik düşüyorum kimi zamandır ve susuyorum sana susuyorum
yaşam diyorum sana....
yaşamaktan nefret ettiğimi bilircesine umutlar katıyorum nefretimin en dip köşelerine sevdamın savurganlığından dolayı bu sallantım
korkma ihtiyacımdın alışkanlığımdın şimdi de üstüme örttüğüm şeffaf bi duygusun çoğu zaman duygu yoğunluğuyla karanlığa gömüldüğüm...
özgürleşiyorum çünkü umutlarımı kaybediyorum ve hayallerim boşa çıkıyor sensizliğimde
ürperen bedenimde hissediyorum fırtınanın sıcaklığını aslında akıl almıyor aklımı kaybediyorum
belki bi sokakta belki bir kaldırımda önemli mi aklımı kaybediyorum
ve şimdi susyorum çığlık çığlığa sesizce haykırıyorum sağır dünyamın dilsiz sokaklarına ve anlıyorum ki kan ve revan hayatlar aslında yaşadığım korkular....

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

aşk böyle işte :)...

23/7/2008



Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

balböceğimi çok seviyorum...

23/7/2008
Kategori: gunumun guncesi


dün gece hayatımdaki en değerli kişiyle yani sevgilimle bi tatsızlık yaşadık sanırım onu biraz kırdım ve benden ayrılmak istediğini söyledi onu sevmediğimi düşünmeye başlamıştı çünkü onun ilgilenmeye fırsatım olmadı ama bi bilse onu ne kdr sevdiğimi ...

sonunda onu buna ikna etmeyi başardım şimdi eskisi gibi beraberiz yine öyle masum ki tıpkı bi bebek gibi ben onu kaybetmek istemiorum oda beni kaybetmekten korkuyo yani bilmesekte aynı duygulara eş değer atıyor kalbimiz
hayatımda olmasından mutluyum sıcaklığını hep yanımda hissetmek gözlerime umut veriyo daha bi güzel bakıorum dünyama dünyamıza ikimize ait küçük mutluluğumuza ...
balböceğim....
ona böyle sesleniorum çünkü çok tatlı ve bitanem benim ilerde resimlerimizi koyucam sizlerde görüceksiniz
daha uzun yıllar birlikte olucaz buna eminim birbirimizi çok seviyoruz
balböceğimm seni çok seviyorum....

Yorum (1) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı